Petrol Fiyatlarının Dünü, Bugünü ve Geleceği

Petrol; insanoğlunun uğruna yüzyıllardır savaş verdiği en önemli enerji kaynaklarından bir tanesi olsa da petrol fiyatlarında son aylarda yaşanan büyük dalgalanmalar acaba petrolün devri bitiyor mu? sorusunu akıllara getirmedi değil.

Dünyayı etkisi altına alan COVID 19 salgının etkilerinden henüz kurtulamamış olan dünyada 2020’nin ilkbahar aylarında yaşanan petrol krizi geçmişi, bugünü ve geleceği düşünmeye sevk eden en önemli nedenlerden bir tanesi oluyor. Peki, dünden bugüne petrol fiyatları nasıl değişti? Gelecekte petrolün fiyatlarında nasıl bir beklenti içine girilmeli?

Petrolün Dünü

Petrol piyasalarının kurulduğu II. Dünya Savaşı sonrası düzende insanlığın bu enerji kaynağına ulaşması daha kurumsal bir çerçeve kazanmış böylelikle monopol uygulamaların engellenmesi sayesinde petrol fiyatlarında ciddi bir seviye yakalanması arzulanmıştır. Petrol krizlerinin yaşandığı periyotlar dışarıda bırakıldığında arz ve talep arasındaki denge sürekli olarak korunarak petrolün makul seviyelerde olmasına imkan tanınmıştır.

Nisan ayının sonunda yaşanan gelişmeler ile Batı Teksas Petrolü (WTI) 1946 yılından bu yana en düşük seviyesini gördü. Çok yakın bir geçmişe kadar yatırımcılar için güvenli limanlardan bir tanesi olan petrolun değer kaybetmesinin devamlı olmadığını ve tekrar eski popülerliğine kavuşacağını ifade edebilmek mümkündür.

Nisan ayında Mayıs vadeli WTI -40.32 USD seviyelerini görürken bu sadece petrol ile ilgilenen kimseleri değil bütün dünyayı ciddi bir krizin eşiğine getirdi. Depolama konusunda yaşanan kısıtlar nedeniyle petrol alımı gerçekleştirse de teslimat istemeyen bu nedenle de elindeki petrolü düşük fiyatlara satmak isteyen kimselerin varlığı petrol fiyatlarının bu düzeyleri görmesine neden oldu. Alıcıya para teklif edildiğinin dahi gözlemlendiği piyasada yaşanan kısa süreli krizin bugün etkileri yavaş yavaş silinmeye başlıyor.

Petrolün Bugünü

Nisan ayında yaşanan küresel krizden sonra petrol piyasalarında hareketlenmenin yaşanması WTI fiyatlarında normalleşmeyi de beraberinde getirdi. Haziran ayı itibarı ile 40 USD seviyelerini yakalayan petrol fiyatları normal düzeylere dönüştüğünü görebilmek mümkündür.

Singapur merkezli bir firmanın ekonomisti Howie Lee’ye göre ‘Koronavirüs nedeni ile taleplerin hala yeterli seviyeye ulaşamamış olması çok ciddi bir problem teşkil ediyor.’ Özellikle ABD’de ham petrol stoklarında zirvenin yaşanması acaba ikinci bir kriz kapıda mı sorusunu gündeme getirmiyor değil. Bu durumu destekleyen unsurlardan bir tanesi de hiç şüphesiz koronavirüs ile ilgili ikinci dalga söylentileri oluyor. Dünyada vaka sayısında tekrar bir artış gözlemlenmesi petroldeki durgunluğun daha çetrefil bir hal alma ihtimali olsa da şu an da petrolde büyük bir durgunluk gözükmüyor.

Petrolün Geleceği ve Petrol Fiyatları Senaryosu

Petrol piyasalarındaki kısa süreli düzelme yönündeki adımların uzun vadede neler getireceği ile alakalı bütün sektör paydaşlarının endişeli olduğunu ifade etmek gerekir. Zira arz – talep dengesinin henüz yakalanamamış olması bunun yanı sıra COVID 19 ile alakalı tam anlamıyla bir çözümün geliştirilememiş olması Nisan 2020 krizinin tekrar yaşanabileceği ihtimalini düşündürüyor.

Yatırımcıların kriz düşüncesi nedeniyle oldukça çekinceli olduğu bu sürecin neler getireceğini tahmin etmek oldukça güçtür. Nitekim böylesine dalgalı bir piyasayı net olarak tahmin ederek uzun vadeli planlar yapmak çok mantıklı olmuyor. John Maynard Keynes’in ‘Uzun vadede hepimiz ölüyüz’ sözü petrol fiyatları ile alakalı genel durumu açıklasa da petrokimya sektöründe benzer daralmanın yaşanmayacağı ve üretimin kesinlikle devam edeceği bir gerçektir. Zira buradaki ihtiyaç petrol arz – talep dengesini göz ardı edebilecek seviyededir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir